ETİK İLKELERE BAĞLI NİTELİKLİ HUKUKİ HİZMET


Aydeniz Hukuk ve Danışmanlık olarak; hukuki uyuşmazlıkların doğmadan önce önlenmesini esas alan önleyici hukuk yaklaşımı ile müvekkillerimize danışmanlık ve dava takibi hizmetleri sunmaktayız. Mevzuat ve yerleşik yargı içtihatları çerçevesinde, her somut olayın özelliklerini dikkate alarak etkin, ölçülü ve hukuka uygun çözümler üretmeyi amaçlıyoruz.

Hak arama özgürlüğünün temel bir anayasal güvence olduğunun bilinciyle; müvekkil haklarını, mesleki bağımsızlığı, gizliliği ve etik ilkeleri çalışmalarımızın merkezine koymaktayız. Hukuki süreçlerin her aşamasında şeffaf, özenli ve sorumluluk bilinciyle hareket etmek temel çalışma prensibimizdir.

Aydeniz Hukuk ve Danışmanlık, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak; müvekkillerinin hukuki güvenliğini sağlamak ve adil yargılanma hakkının etkin biçimde kullanılmasına katkı sunmak amacıyla faaliyet göstermektedir.

Hizmetlerimiz


CEZA HUKUKU

Suç teşkil eden fiiller ve bu fiillere uygulanacak yaptırımları konu alır. Bu alanda şüpheli, sanık, mağdur veya müşteki sıfatıyla yer alan kişilerin savunma ve haklarının korunması esastır.

İCRA - İFLAS HUKUKU

Alacakların cebrî icra yoluyla tahsilini ve borçların hukuki yollarla yapılandırılmasını düzenler. Takip işlemleri, haciz, itiraz ve iflas süreçleri bu alanın temelini oluşturur

.

AİLE HUKUKU

Evlilik, boşanma, velayet, nafaka, mal rejimi ve aile içi uyuşmazlıkları kapsar. Bu alanda verilen hukuki destek, yalnızca hukuki değil aynı zamanda insani ve sosyal bir sorumluluk da taşır

İŞ HUKUKU

İşçi ve işveren arasındaki hizmet ilişkisini, hak ve yükümlülükleri düzenler. Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai, ücret alacakları ve işe iade davaları bu alanın temel konularındandır.

MİRAS HUKUKU

Kişinin vefatı sonrası malvarlığının nasıl paylaşılacağını düzenler. Mirasçılık, vasiyetname, tenkis ve ortaklığın giderilmesi davaları bu alanın konularındandır.

İDARE HUKUKU

İdarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyen hukuk dalıdır. İptal davaları, tam yargı davaları ve kamu gücünden kaynaklanan uyuşmazlıklar bu kapsamda yer alır.

Hukuki Danışmanlık ve Temsil Hizmetleri

Sıkça Sorulan Sorular?

1. Avukat tutmak zorunlu mudur?

Türk hukuk sisteminde kural olarak davalarda avukat tutmak zorunlu değildir; kişiler davalarını bizzat takip edebilir. Ancak ceza yargılamasında zorunlu müdafilik halleri ile Yargıtay'da duruşmalı incelemelerde avukatla temsil zorunludur. Bunun dışında avukat tutulması mecburi olmasa da, usul kurallarının karmaşıklığı ve hak kaybı yaşanmaması açısından özellikle boşanma, iş, tazminat ve idari davalarda avukatla takip edilmesi büyük önem taşır.

2. İstifa eden işçi tazminat alabilir mi?

Kural olarak istifa eden işçi kıdem ve ihbar tazminatı alamaz. Ancak işçi, haklı nedenle istifa etmişse (maaşın ödenmemesi, sigorta primlerinin eksik yatırılması, mobbing, sağlık veya iş güvenliği ihlalleri gibi) kıdem tazminatına hak kazanır; ihbar tazminatı ise ödenmez. Ayrıca askerlik, emeklilik veya kadın işçinin evlilikten itibaren 1 yıl içinde işten ayrılması hâllerinde de kıdem tazminatı mümkündür. Sonuç olarak, istifa eden işçi her durumda tazminat alamaz; ancak istifanın nedeni haklı ise kıdem tazminatı  ve diğer tazminat hakları doğar. 

3. Boşanma davaları uzun sürer mi?

Boşanma davalarının süresi davanın türüne göre değişmekle birlikte mahkemenin iş yükü de önemli bir etkendir. Anlaşmalı boşanma davaları, tarafların her konuda uzlaşması hâlinde çoğu zaman tek celsede ve kısa sürede sonuçlanırken; çekişmeli boşanma davaları, delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi ve bilirkişi raporları nedeniyle 1–3 yıl, hatta yoğun mahkemelerde daha uzun sürebilir. Ayrıca davanın görüldüğü mahkemenin dosya yoğunluğu, duruşma aralıklarını uzatabilmektedir. Sonuç olarak, boşanma davalarının süresi sadece davanın niteliğine değil, aynı zamanda mahkemenin iş yüküne de doğrudan bağlıdır. 

4. Velayet neye göre verilir? 

Velayet, anne veya babanın isteğine göre değil, çocuğun üstün yararı esas alınarak belirlenir. Mahkeme; çocuğun yaşı, eğitim ve sağlık durumu, anne ve babanın ekonomik ve sosyal koşulları, çocuğa gösterilen ilgi ve bakım, ebeveynlerin yaşam tarzı ve gerektiğinde pedagog veya sosyal hizmet uzmanı raporlarını birlikte değerlendirir. Çocuk idrak yaşındaysa görüşü de dikkate alınır. Sonuç olarak, velayet kararında belirleyici olan, çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal gelişimini en iyi şekilde sağlayacak ortamın hangisi olduğudur. 

5. Sigortasız olarak çalıştığım halde tazminat alabilir miyim?

Sigortasız çalışılan hallerde kural olarak önce hizmet tespit davası açılması gerekir. İşçinin fiilen çalıştığının mahkeme kararıyla tespit edilmesi hâlinde, bu süreler sigortalı hizmetten sayılır ve sonrasında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve diğer işçilik alacakları talep edilebilir. Hizmet tespitinde tanık beyanları, yazışmalar, banka kayıtları ve benzeri deliller dikkate alınır. Sonuç olarak, sigortasız çalışmak işçinin tazminat hakkını ortadan kaldırmaz; ancak hakların güvenli şekilde alınabilmesi için önce hizmet tespit davası açılması en doğru ve sağlıklı yoldur. 

6. Şüpheli olmak suçlu olduğum anlamına mı geliyor?

Şüpheli olmak suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Ceza yargılamasında bir kişi hakkında soruşturma başlatılması veya "şüpheli" sıfatının kullanılması, yalnızca olayın araştırıldığını ifade eder. Masumiyet karinesi gereğince, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan herkes suçsuz kabul edilir. Bu nedenle soruşturma veya kovuşturma sürecinde şüpheli ya da sanık olmak, kişinin suç işlediğinin kabul edildiği anlamına gelmez. Sonuç olarak, şüphelilik bir isnat aşamasıdır; suçluluk ise ancak mahkeme kararıyla ve yargılama sonunda belirlenir. 

7. Mobbing nedir, nasıl ispatlanır ? 

Mobbing, işyerinde bir çalışanın sistematik ve kasıtlı biçimde baskı, dışlama, küçük düşürme veya yıldırmaya maruz bırakılmasıdır; tek seferlik bir tartışma ya da sert uyarı mobbing sayılmaz. Mobbingin ispatında; tanık beyanları, e-posta ve WhatsApp yazışmaları, ses kayıtları (hukuka uygun şekilde), performans düşürmeye yönelik tutanaklar, sağlık raporları ve psikolojik destek belgeleri birlikte değerlendirilir. Sonuç olarak, mobbing iddiası tek bir olaya değil, süreklilik gösteren davranışlara dayanmalı ve bu durum somut delillerle desteklenmelidir.

8. Susma hakkı nedir, nasıl kullanılır? 

Susma hakkı, kişinin kendisini veya yakınlarını suçlayabilecek sorulara cevap vermeme hakkıdır; ancak bu hak kimlik bilgilerini bildirmeme şeklinde yorumlanamaz. Şüpheli veya sanık, kolluk ya da savcılık tarafından sorulduğunda kimliğini doğru şekilde bildirmek zorundadır. Buna karşılık, olayla ilgili sorular bakımından "susma hakkımı kullanıyorum" diyerek beyanda bulunmaktan kaçınabilir ve bu durum aleyhine delil olarak değerlendirilemez. Sonuç olarak, susma hakkı kimlik tespitini kapsamaz; yalnızca isnada ilişkin açıklama yapmama güvencesi sağlar 

9. Polis aracı durduğunda aracın hangi bölümlerini arayabilir? 

Polis, PVSK m.4/A uyarınca kişileri ve araçları makul bir sebebe dayanarak durdurabilir; bu durumda durdurma gerekçesini bildirmek ve görevli olduğunu gösterir şekilde işlem yapmak zorundadır, sürücü de kimliğini ibraz etmekle yükümlüdür. Durdurma yetkisi, kural olarak genel ve sistematik bir arama yetkisi vermez; polis yalnızca aracın dışarıdan görülebilen kısımlarını gözle kontrol edebilir ve güvenlik amacıyla sınırlı bir yoklama yapabilir. Bagaj, torpido, kapalı bölmeler gibi dışarıdan görünmeyen kısımların açılarak aranması ise ancak hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde ise yetkili amirin emriyle ve CMK hükümlerine uygun olarak mümkündür. Yargıtay içtihatlarında da, sırf durdurma işlemine dayanılarak yapılan bu tür detaylı araç aramalarının hukuka aykırı olduğu ve bu şekilde elde edilen delillerin geçersiz sayılacağı açıkça kabul edilmektedir.

10. İfadeye gitmezsem ne olur?

İfadeye gitmemeniz, çağrının niteliğine göre farklı sonuçlar doğurur. Kolluk veya savcılık tarafından usulüne uygun bir davet yapılmış olmasına rağmen mazeretsiz şekilde ifadeye gitmezseniz, zorla getirme kararı verilebilir. Ayrıca delillerin toplanmasını engelleyen bir durum oluşursa, hakkınızda gözaltı veya yakalama gibi koruma tedbirleri de gündeme gelebilir. Sonuç olarak, ifadeye çağrıldığınızda gitmemek süreci sizin açınızdan ağırlaştırabilir; bu nedenle mümkünse bir avukat eşliğinde ifadeye gitmek en sağlıklı yoldur.

Birinci başlık

Buraya tıklayarak yazmaya başlayabilirsiniz. Sed ut perspiciatis unde omnis iste natus error sit voluptatem accusantium doloremque laudantium totam rem aperiam.

İkinci başlık

Buraya tıklayarak yazmaya başlayabilirsiniz. Sed ut perspiciatis unde omnis iste natus error sit voluptatem accusantium doloremque laudantium totam rem aperiam.